Gökçe Gemile-Ekip ve Hikayemiz

Ekip ve Hikayemiz

Sessiz güven ve yere bağlılıkla şekillenen bir aile.

Gökçe Gemile’de ekip bir iş gücü değildir.

Sessiz bir güven, ortak bir bilinç ve bu yarımadaya duyulan derin aidiyetle oluşmuş bir ailedir. Burada birçok kişi on yılı aşkın süredir aynı yolu birlikte yürür. Aralarındaki bağ, yarımadayı ayakta tutan çam kökleri gibi toprağın kendisine işlemiştir.

Ayşegül, Sevinç, Gülay ve Galip, Gökçe Gemile’nin ortaya çıkışıyla birlikte büyüdü. Ömer ise on altı yıldır bu yolculuğun bir parçası; yerin ritmini, sıcaklığını ve sürekliliğini bugünlere taşıyanlardan biri. İşlerini anlatırken büyük kelimelere ihtiyaç duymazlar. Birlikte çalışmak, birbirine destek olmak ve zamanla birlikte büyümek… Roller vardır, ama katı sınırlar yoktur.

Mutfakta, Seher günün lezzetlerini hazırlarken Malik’i ya da Sevinç’i yanında görmek olağandır. Tadılır, düzeltilir, yeniden düşünülür. Burada özen bir görev olarak verilmez; kendiliğinden paylaşılır. Galip, Ayşegül ve Halil’in ortak duygusu bunu en sade haliyle anlatır: misafirlerin yavaşladığını, nefes aldığını ve özenle hazırlanmış bir sofrada kendilerini evlerinde hissettiklerini görmek.

Bu insanların elleri evleri canlı tutar. Varlıkları ise yarımadanın ruhunu korur. Misafirlerin ayrıldıktan sonra hatırladığı şey çoğu zaman manzaradan çok bu samimiyet olur.

Gökçe Gemile bir yapı olarak doğmadı. Yıllar boyunca Malik Şahin’in içinde taşıdığı sessiz ve kararlı bir niyet olarak şekillendi. Taşlar, ahşaplar ve demir; Türkiye’nin dört bir yanından buraya ulaştı. Karadeniz’den çıkma eski kirişler, Anadolu’dan gelen el oyması taşlar, geleneksel sıva teknikleri ve elde dövülmüş demirler bir araya geldi. Bu bir inşaat süreci değil, bir bağlılık süreciydi.

Yarımada zamanla bir tuvale dönüştü. Paleti doğa sundu. Biçimi ise zanaatkârlık verdi. Yolculuk yıllar aldı; niyet çok daha önce atılmıştı. 2018 yılında kapılar sessizce açıldı. Ortaya çıkan şey bir konaklama yeri değil, inanç, sezgi ve sabırla şekillenmiş bir sığınaktı.

Malik’in hayata bakışını özetleyen sade bir yaklaşım vardır: İnsan elinden geleni yapar, devesini bağlar; gerisini Allah’a teslim eder.  Bu denge, burada alınan her kararın özünde hissedilir. Sorumlulukla yürüyen bir sabır, eylemle desteklenen bir güven… Bugün Gökçe Gemile; doğaya, zanaate, kararlılığa ve gerçek güzelliğin ancak kalple inşa edilebileceğine duyulan bir saygı olarak varlığını sürdürür.

GOKCEGEMILE ON INSTAGRAM

Rezervasyon